atmaca 的个人资料Bu ülkeyi vatan yapan Şe...照片日志列表留言簿 工具 帮助

 

  

  

 

 
 

 

 

red261.gif

 

ALYAZ

 

 

 

 

         

iSTiKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Rûhumun senden ilahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne na-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır  rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!

Mehmet Akif Ersoy

           
c12707zm1.gif

 

 

  

 

  

 

    
y1pXdwWN5wNh2_v1YJAkNqDtkPZAIY0g2nmKjM9l1xxt1RGKNlzc6Y2tx-L2ZxCFV4MMRpMluEoYB4
 
 
 



 
 
   
Ancak sirtina aldigin yukle istenen mesafeyi asabilirsen, ucret alabiliyorsun.
Aksi olursa, sIkinti cekiyorsun!
Bunu dusunuyordum. Yanimdaki hamalla yola ciktik.
Ihtiyardi... ... Kendinden buyuk bir yuk almisti.
Benim sirtimda ise birkac bavul vardi sadece, .........onunkinin ceyregi...
Diyordum ki icimden "Cok gitmeden kivrilirsa titreyen bacaklari, yuklenirim sirtindaki yukun yarisini!.."
 Nitekim, cok gecmeden dedi ki: "Mola vakti. Gel biraz dinlenelim!. ..''
"Ne molasi'' dedim.... ona hayretle. ''Ben daha terlemedim!. ."
 
Sozume aldirmadi. Durdu. Coktu. Salarken yukunun ipini "Sen de dinlen hadi" dedi. Benim canim sIkilmisti bu ise.
Genc oldugumu, ondan kuvvetli oldugumu, bunun gibi bir bunakla yola cikmamin ne buyuk hata oldugunu dusunuyordum.
ihtiyar, bir bacagini azicik uzatmis halde sessizce dinleniyorken, ben huzursuz bir sekilde ayakta dolaniyordum.
Bir saat kadar sonra yine durdu, oturdu, dinlendi. Ben kizginlikla dolandim etrafinda...
 
"Yukunu indirip sen de dinlen", demesine aldirmadim, ona daha cok kizdim...
Sonra yine durdu. Bana da "dinlenmemi" soyledi yine ama dinlenmedim.
Yarim saat sonra "dinlenelim mi" diye sordu, aksi aksi basimi salladim...
Kacinci molasiydi hatirlamiyorum, birden bire dizlerimin bagi cozuldu.
 
Kafamin icinde ucusan kara kara sinekler sustu, cokup kaldim.
Kayis kolumdan cikti, sirtimdaki bavullar kaydi.
Ne kadar zaman gectigini fark etmedim.
Uyumustum da uyandim mi, yoksa bayilmistim da ayildim mi anlamadim...
 
Baktim kendi kocaman yukunun uzerine benim bavullarimi da baglamisti.
Kucuk tasina birazcik su koyup dudagima dayadi, ictim.
Sonra koluma girerek; "Hadi kalk, dedi. Bana yaslan.
Agir agir gider ve bir sure sonra gene dinleniriz."
Dedigini yaptim. Omzundan guc aldim, ama asil anlattiklari iyi geldi bana.
 
"Ben yillarin hamaliyim, dedi. Nice pehlivan yapili adamlar gordum.
Cogu, dinlenmek istemediklerinden, yukleriyle birlikte kendilerini de topraga serdi sonunda...
Yolda gordugumuz sacilmis kuru kemiklerin cogu, anlattigim bu insanlara ait...
Halbuki bir yuku "tasimak" bizim isimiz, "altinda ezilmek" degil!..
 
Unutma ki bir yuk tasidikca agirlasir. Dinlenerek sen yukunu hafifletiyorsun!
Belki gunun birinde hamalligin sekli degisir. Belki o gunleri ben goremem.
Ama sen kavusursan o zamanlara, aman ha, kafanin icinde de sakin yuk tasima...
Aksamlari birak ve hafifle...
Sabah dinlenmis olarak yeniden tekrar tasirsin yukunu.
Bizim isimiz, bugunu yarina tasimak, bugunun altinda yok olmak degil.
Cunku yarinlarda bizi bekleyenler var, tasidiklarimizi bekleyenler var... 

 

  

 
 

    

 

 

 

 

 

 

 
 


 

     

 
         

                                                  
         
      

 

 

 

   

 

 
              
        

        

 

 

  

          

 

  

 

        

 

 

   

    

                                                            
  

评论 (2791)

请稍候...
很抱歉,您输入的评论太长。请缩短您的评论。
您没有输入任何内容,请重试。
很抱歉,我们当前无法添加您的评论。请稍后重试。
若要添加评论,需要您的家长授予您相应权限。请求权限
您的家长禁用了评论功能。
很抱歉,我们当前无法删除您的评论。请稍后重试。
您已超过了一天之内允许提供的评论数上限。请在 24 小时后重试。
因为我们的系统表明您可能在向其他用户提供垃圾评论,您的帐户已禁用了评论功能。如果您认为我们错误地禁用了您的帐户,请联系 Windows Live 支持部门
完成下面的安全检查,您提供评论的过程才能完成。
您在安全检查中键入的字符必须与图片或音频中的字符一致。

若要添加评论,请使用您的 Windows Live ID 登录(如果您使用过 Hotmail、Messenger 或 Xbox LIVE,您就拥有 Windows Live ID)。登录


还没有 Windows Live ID 吗?请注册

oktaycem发表:

 

KUSKUNLERIN BARISTIGI, SEVENLERIN BIR ARAYA GELDIGI, RAHMET VE SEFKAT DOLU GUNLERIN EN DEGERLILERINDEN OLAN KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.....

 

6 小时以前
oktaycem发表:

Sevgi, insanlara bağışladığımız bir duygu, bir armağan. Bu yüzden bazen tek taraflı da olabiliyor ve bu yüzden bunu hiç tanımadığımız insanlara da bahşedebiliyoruz.
Severek yaşamak güzeldir, severek yaşamanın güzelliğini ve önemini farkedenler de güzeldir… Dünyada bir şey olabilmenin ötesinde çok daha önemli bir şey var aslında; insan olabilmek. İnsan olabilmenin koşulu ise tek; yüreğinde sevgi taşıyabilmek. Yoksa kim olduğumuz, nereden geldiğimiz, hangi ülkenin pasaportunda adımızın yazılı olduğunun ne önemi var. Bu dünyada sadece insan değil miyiz.

Herman Hesse diyor ki,‘’Ben vatanseverim ama, önce insanım. Her ikisinin bir arada yürümediği yerde daima insana hak veririm’’ Başkalarının hep ayrılan yanlarını değil, birazda ortak yanları ortaya çıkarılmaya çalışılmalı, sonradan yaratılan ve dayatılan dil, mezhep, ırk, tarikat, kültür, bölgecilik şeyhlik aşiretcilik gibi kavramlar yüzünden ve o kavramların kutsanmasından çıkan savaşlara, katliamlara, haksızlıklara karşı durulması gerekmiyor mu? İnsanlığın ortak değerleri olan hoşgörü, sevgi, saygı, barış, özgürlük, bireysel hak, adalet gibi evrensel değerlere inanmakta kimin ne zararı olabilir, insani duygulardan yoksun ve insanlıktan nasibini alamamış sırtlanlardan başka.

Yılgınlıkların yorgunlukların damarlarımızda dolaşıyor olması bizi bıktırmamalı ve de ilgilendirmemeli. Bize yüreğimiz gerekli, sevgiyi görmek ve duvarını örmek için. Korkmadan, yılmadan bozgunlardan ve sevgiyi kirleten yozluklardan.
Düşüncelerimiz, yargılarımız, önyargılarımız; ne kadar barajlar, dalkıranlar inşa etsede o yakıcı yıldırımların beynimize ulaşmaması için, ne kadar tarihsel, kültürel ideolojik gündelik paratonerimiz olsa da, bir yerden sonra, en azından şöyle kendi yüreğimizle başbaşa kaldığımızda , eminim anlarız. Eminim anlarız, bir kez olsun, biz de yürekten o soruları sorarsak kendimize, sormak durumunda kaldığımızı tahayyül edersek hiç olmazsa.

Yaşama dair.
‘’Yaşamaya zaman ayırın, zira zaman bunun için yaratılmıştır…
Düşünmeye zaman ayırın, başarının bedeli budur…
Sevmeye zaman ayırın, güçlü olmanın kaynağı budur…
Etrafınıza bakmaya zaman ayırın,günler bencilliğinize yetmeyecek kadar kısadır…
Terbiyeli olmaya zaman ayırın, insan olabilmenin sembolü budur’’…

Goethe


Anlatacak bir şeylerin varsa yarınlara
Okunmamış bir kitap
Söylenmemis bir söz
Yapılmamış bir resim gibi
Sevgi üstüne, barış üstüne, kardeşlik üstüne
Durma kardeşim.

Bir gül yaprağının ürpertisini duyabiliyorsan yüreğinde
Yaşamın güzelliğini, sevmenin inceliğini kavrayabiliyorsan
Ve varabiliyorsan dostluklarin yüceliğine
Korkma hiç bir yıkımdan, yüreğini ortaya koy
Çünkü sen insansın

Yeni bir şeyler bul kardeşim, yeni şeyler
Yeni güzellikler, yeni sözler, yeni sesler
Yazılmamış bir şiir
Takılmamış bir ad
Yakılmamış bir türkü
Yaşanmamış bir sevda gibi

3 天以前
oktaycem发表:

''İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, rededilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.''

W. Shakespeare


Bir ninniyi kıskandıracak kadar güzel sesiyle çakıl taşları arasından sızıp gelen su, çimenler, dağ çiçekleri, ceylanlar, kuşlar, denizler, yeni doğmuş süt kokan bebekler, güller, toprak, rüzgarda nazlı nazlı devinen yapraklar, ağaçlar, kısacası her şey. Ne yana baksam her şey bana insanları anlatır. İnsanların inceliğini, duyarlılığını, insancıllığını, sevecenliğini ululuğunu, yaratıcılığını, sanatçılığını.

Dünyada bunca yıkım, kıyım,zulüm,ihanet ve kötülükler olmasına rağmen, yine de insanlar hakkında kötü düşünemiyorum. İnsanları öylesine güzel, öylesine derin, anlamlı, zarif incelikli düşünüyorumki, onları güneş gibi sıcak, toprak kadar vefalı, su kadar temiz, çimenler gibi zarif, ceylanlar kadar güzel, kuşlar gibi özgür ve verimli bir toprak kadar ağır ve olgun düşlüyorum.
Ya güller, gülleri anlatacak kelime bulamıyorum, o üstün gururlu, minnet nedir bilmeyen, kendinden güzelliğinden emin, güller bana daima genç kızları hatırlatır. İnce, hassas, kızararak bakan, soluveren, hemencecik küsen, kırılan, tatlı bir söze gülümseyişe hemen açıveren yüreğini. Güllerki her yaprağı binbir mana binbir renk, ahenk ve ifade dolu.

Savaşlar, silahlar, ölümler, iftiralar, intikamlar, açlık, sefalet,ilkel ırkçılık,dini bağnazlıklar, kan, kin, nefret, bütün bunlar beni hayal kırıklığına uğratsa da; her şeye rağmen insanları güzel düşlemekten kendimi alamıyorum. Çünkü insanları yeryüzünün en değerli varlığı olarak görüyorum. Vicdan, adalet, merhamet ve sevginin, insanı insan eden ögelerin en başında geldiğini unutmayarak yaşıyorum. İnsanı insan eden bir diğer öğe ise bilinç ve düşüncedir, duyguysa olaylar karşısında ve yaşamda insanın yaşadığı acı ve sevinçtir. İyilik, dostluk, güzellik, adaletli ve vicdanlı olmak salt insana özgü bir olgudur. Çünkü insan sosyal bir varlıktır. Aydınlık ve karanlık nasıl biribirinin zıddıysa, iyilik ve kötülük, güzellik ve çirkinlik de biribirinin zıddıdır. Ama evrende her şey iç içedir ve beraber yaşar. Karanlık, kötülük, çirkinlik nasılki körlüğü, cehaleti, zulmü, haksızlığı, adeletsizliği, vicdansızlığı, sevgisizliği, hoşgörüsüzlüğü temsil ediyorsa. Aydınlık,iyilik, güzellik de, bilgiyi,doğruyu, dostluğu, merhameti, dürüstlüğü, adaleti ve vicdanı temsil eder. Unutmayalımki, tabiatı güneş aydınlatır, insanı da bilgi. Bilgi eğer iyinin ve vicdanın hızmetinde ise hakça paylaşım ve adalet olur. Yoksa, haksızlık, vicdansızlık, zulüm ortaya çıkar.

Yirmibirinci yüzyılda hala insanın inancına, diline, kültürüne,bilincine, düşüncelerine, görüşüne ket vurarak, baskı uygulayarak hakaret ederek bir yere varmaya çalışan sırtlanları anlamaktan güçlük çekiyorum. Tertemiz bir suyu bulandırmak ne kadar kolaysa, bir insanı dininden, inancından, renginden, dilinden,tipinden dünya, görüşünden dolayı, hor görmek,küçük düşürmek, aşağılamak, iftira atmak da belki o kadar kolaydır.
Önemli olan yaşamayı bilmek ve yaşarken de paylaşmayı, dünyada her insanın yaşam hakkına saygı duymayı, insanları anlamayı ve en önemlisi de hoşgörüyle bakmayı savunmak ve sevmesini bilmek. Her şey son derece hassas ve basit. Zor görünse de. İnsanları diğer canlılardan ayıran özellikler de bunlar olsa gerek…

Ama sırtlanlar gün aydınlığını sevmez. Güzellikler onların meselesi değildir. Onların gülistanı çirkinliklerdir. Nefrettir, kindir, düşmanlıklardır. Onların hiç kimseye merhameti, sevgisi, saygısı olmaz, hatta kendilerine bile. Yürekleri, beyinleri, kan kin nefretle doludur. Erdemleri namusları bacakları arasındadır,namusları kadar beyinleri ve yürekleride kirlidirler.

Bence bu dünyada ihtiyacını duyduğumuz ve muhtaç olduğumuz en önemli şey sevgi, dostluk ve hoşgörüdür. Küçücük bir tebesüm ve tatlı dil, karşımızdakine verebileceğimiz en güzel hediyedir, unutmayalım. İnsanlar sevmeli, şartlar ne olursa olsun insanlar sevmesini bilmeli. Hayata hoşgörü ile bakılınca olaylara pek çok şey yumuşuyor. Bunu hepimizde biliyoruz mutlaka, ama yinede söylemeliyiz biribirimize, hatırlatmalıyız. Çünkü yaşamın tadı ayrıntılarda gizlidir, yaşamak sevmektir, hissetmektir, anlamaktır.
‘’ Bir kızılderili dede ile torunu evlerinin önünde oturmuş, biraz ötede boğuşan biri siyah digeri beyaz iki köpeği seyrediyorlarmış. Torunu sormuş: - Neden iki tane köpek besliyorsun? - Onlar benim için iki simgedir evlat demiş, iyilik ve kötülüğün simgesi... İyilik ve kötülük de içimizde böyle sürekli mücadele eder durur. – Peki, sence hangisi kazanır mücadeleyi? diye sorar. Bilge reis derin derin gülümser ve derki, hangisi mi evlat? ben hangisini daha iyi beslersem o...’’

 

3 天以前
.VALSANTS发表:

Image and video hosting by TinyPic                          Image and video hosting by TinyPic                           Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic                          Image and video hosting by TinyPic                           Image and video hosting by TinyPic

4 天以前
atmaca发表:

.

 

Ne güzeldir birine İyi ki Varsın Diyebilmek..
Bu biri hayatınızdaki o boşlukta iyilerin derinliğini
bırakmıştır.Bıraktığı derinlik de
devamında iyi damlalarını ardından getirmek de gecikmeyecek ve
İyikiler denizini oluşturacaktır.
Bu deniz berraktır.Ayaklara batacak çakıldan ıraktır. Ne kadar derine
giderseniz gidin denizin dibi
aynı mavilikte olacaktır.
Bu deniz sukundur.Sizi fırtınalarında savurmaz. Başka denizlerdeki
fırtınaların önceden habercisidir.
Onu izlerken dalıp gidersiniz hayallere ama şu anki gerçeklerle..
Bu deniz Filizdir.Yeşilinin taze kokusuyeni doğuşların müjdesidir.
Emekle beslenirmeyveleri
çesit çesit renk renkdir.
Bu deniz paylaşımdır. Lokman ağzındayken kursağı boş olanları
düşünmektir. Ne fark eder ki deyip geçmemektir.Binlerce deniz
yıldızı sahile vurduğunda hangi birini okyanusa geri göndereceğiz
dememektir. Bir tanesi için bile çok şey fark ettiğini bilmektir..

Bu deniz Sevgi dir.. Her harfinin hakkını vererek söylemekdeğerini
bilerek yaşamaktır.
Sözde değil Özde Sevmektir...
Bu gün kaç kişiye İyi ki Varsın dediniz..
Hayatlarımıza zaman eklenirkenZamanlarımıza hayat eklemeyi unutmayalım...

 

 
6 天以前